Son Eklenenler
Loading...
9 Kasım 2012 Cuma



Acıyla tatlı anların iç içe geçtiği çocukluk hatıraları vardır hayatımızda. Düşüp kalkmaktan yara olmuş, her dokunuşta acısı çoğalan ayaklarla futbol topuna bir kez daha vurmanın sevinci mesela. Ya da sokakta güle oynaya kirlettiğimiz kıyafetlerimizi gören annemizden işittiğimiz, pek de tatlı olmayan sözler… Bir de eş-dost toplanıp gittiğimiz pikniklerde yol kenarında bulup tozlu topraklı yuttuğumuz böğürtlenler vardı hatırlarsanız. Elimizi yüzümüzü çizdirerek çalıların arasından geçtiğimiz, onca zahmetin sonunda ulaştığımız, her tarafımızı kırmızıya boyayan o ekşimsi, bir o kadar da lezzetli meyve… Belki çocuklar için değişen bir şey yok ama yetişkinler için böğürtlen biraz anlam değiştirdi sanki. Artık böğürtlenin yolu tozun toprağın içinden geçmiyor, bu güzel meyve en şık market, manav reyonlarından bize ulaşıyor. Öyle döke saça doyasıya da yiyemiyor, küçük bir kutusuna 4-10 lira arasında para ödüyoruz. “Buna da şükür, ya hiç bulamasaydık..” dedik ve faydasından fiyatına çocukluğumuzun nostaljik meyvesini inceledik.

Rengi koyu kırmızıysa tamamdır

Belki habermizin etkisiyle de canınız böğürtlen çekmiş, kendinizi en yakın manava atmış olabilirsiniz. Onun için hemen söyleyelim böğürtlenin olgulaştığını renginden anlayabilirsiniz. Yenilebilir kıvama gelmiş böğürtlen koyu kırmızı, siyaha yakın bir renk alıyor. Yabanisi de olan bir meyve olduğundan akla ister istemez zehirlisinin olup olmayacağı sorusu geliyor. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Resul Gerçekçioğlu, yabanisinin de kültürlüsünün de hiçbir zehir özelliği olmadığını söylüyor. Gerçekçioğlu, yabani böğürtlenlerin tek zararının tarlaya olduğunu, fazla yayılımcı olduğu ve araziyi çabuk sardığı için tahrip ettiğini söylüyor.

Böğürtlen, ülkemizde Akdeniz’de, Antalya’da, Karadeniz’de, Samsun’da, Bursa, Yalova, Tokat gibi illerde ve Amasya’nın bazı ilçelerinde kültür bitkisi olarak yetiştiriliyor. Bir dönümlük tarladan yaklaşık 2-4 ton arası böğürtlen elde ediliyor. Çeşidi ise çok fazla ancak ülkemizde ağırlıklı olarak “jumbo” denen türü yetiştiriliyor.

Tohumu daha faydalı

Böğürtlenin yaralara sürülürse iyileşmeyi hızlandıracağı, kabızlığa iyi geldiği, tok tuttuğu, yaprakları kaynatılıp içilirse diş ve diş etlerine, kökleri kaynatılıp içilirse de böbreklerdeki taşların düşmesine yardımcı olacağı sık sık dile getiriliyor. Prof. Dr. Resul Gerçekçioğlu, içindeki tohumunun etinden daha şifalı olduğunu belirtiyor. Diyetisyen Doktor Yeşim Çelik de böğürtlenin kanser ve tümör hücrelerinin gelişimini engellediğini söylüyor. İçeriğindeki ellagik asit, antikanserojen madde olarak biliniyor. Bu madde kanser hücrelerinin ve tümörün büyümesini engelliyor. Çelik böğürtlenin hafızaya da iyi geldiğini, özellikle bol miktarda B grubu vitaminleri içerdiğini belirtiyor ve yemek sonrası için de şöyle bir öneride bulunuyor: “Yemekten 1 saat sonra tüketilen 1 bardak böğürtlen suyu veya şurubu kan şekerinin dengelenmesini sağlar, uyku ve yorgunluk halinin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.”

Böğürtlen şurubunun hazırlanması: Böğürtleni ezerek bir süre kaynatın. Pekmez haline gelmeden sıvı olarak şişeleyin. Kesinlikle şeker katmayın ve bu şuruptan günde üç çorba kaşığı veya sulandırarak 1 bardak tüketin.
Kağnak : Zaman Gazetesi

Faydaları :

Meyveleri tam olgunlaştıktan sonra daha şifalı olan böğürtlenin faydaları şunlar:

Düzenli yenen böğürtlen yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıplarını önlüyor.

Böğürtlenin sıkılarak elde edilen suyu ishallerde çok faydalıdır. Ancak böğürtlen suyu saklanamaz taze içmek gerekir. Saklanırsa sirkeleşir.

Ağız yaralarında, gerek taze ve gerekse kurutulmuş 20 gram böğürtlen yaprağı 1 litre suda haşlanırsa, bu çay ağız yaraları için çok faydalıdır.

Kurutulmuş yapraklarından yapılan şurubunun kanı temizleyici etkisi de var. Bu şurup öksürüğü olanlara da iyi geliyor.

Ayak yorgunluklarında, böğürtlenin sürgünleri ve kökleri 100 grama 1 litre su ölçüsüyle kaynatılırsa, ılıyınca ayak banyosu olarak kullanılabilir. Ayak yorgunluklarına çok iyi gelir.

Güzellik için, böğürtlen çiçekleri ise 50 grama bir 1 litre su ölçüsü ile kaynatıldığı zaman, elde edilecek bu şifalı su eller için çok iyi bir güzellik losyonudur.

Her gün yenen bir avuç böğürtlen kanserden korur. Yapılan araştırmalar böğürtlenin, bünyesinde barındırdığı antioksidanların bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser türlerine karşı koruyucu etkisi olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Kanı incelterek kan şekerini dengeleyen böğürtlen, diyabet rahatsızlıkları olan hastalar için önemli bir şifa kaynağı

Yaprakları kaynatılarak suyu ile gargara yapılırsa, diş eti ve bademciklerdeki iltihaplara iyi gelir

Kökleri kaynatılarak suyu içilirse böbrek kumunun ve taşlarının düşmesine yardımcı olur.

Böğürtlenden şurup ve reçel de yapılır. Şurubu göğüs ve solunum yolları rahatsızlıklarında oldukça yararlıdır.

Böğürtlen yaralara sürülürse iyileşmelerini kolaylaştırır.

İyi bir antioksidandır. Vücuttaki zararlı maddelerin temizlenmesine yardımcı olur.

Tansiyonu düşürür ve bedeni güçlendirir.

Olgun böğürtlen idrar söktürücüdür ve kabızlığa iyi gelir.

Tok tutan bir meyve olan böğürtlen zayıflamak isteyenler için de bire bir…



Böğürtlen Reçeli

Böğürtlen reçeli için gerekenler :


* 1 kg böğürtlen
* 750 gr toz şeker
* 2-3 damla limon suyu.


Böğürtlen reçelinin yapılışı :

Böğürtlenler bol suyla yıkanıp suyu süzülünceye kadar süzgeçte bekletilir. Süzme işleminden sonra bir tencereye konulur, üzerine şeker ilave edilir. Bir gece bu şekilde bekletilir. Ertesi gün kısık ateşte karıştırmadan pişirilir. Üzeri köpüklendikçe tahta kaşıkla temizlenir. Ateşten indirildikten sonra iki üç damla limon suyu eklenir. Ilıyıncaya kadar bekletip, ılık halde kavanozlara konulur. Soğuduktan sonra kavanozların kapakları kapatılır ve serin bir yerde bekletilir.



Böğürtlen çeşitleri


İnsan sağlığında önemli rolleri olan böğürtlen organik asitler, mineraller ve vitaminler bakımından çok zengin bir meyvedir. Böğürtlenlerde çiçeklenme genellikle Mayıs ayında başlayıp Ağustos ayına kadar devam etmektedir. Bu nedenle bitki üzerinde değişik olgunlaşma devrelerinde olan meyve salkımları birbirini takip ederler. Böğürtlenlerde tozlanma arılar vasıtası ile olmaktadır. Siyah renkli meyveler birçok çeşitte yuvarlağımsı veya yuvarlak şekillidir. Olgunlaşma durumunda meyveler çanak yaprak ile birlikte toplanmaktadır. Ham meyvelerde meyve sapı krem beyaz renkte iken olgunlaşma durumunda ise gri, mavi ve kırmızımtırak renk almaktadır. Amerika’da yapılan ıslah çalışmaları sonucunda dikensiz böğürtlen elde edilmiştir. Oldukça verimli ve güçlü büyüme özelliğine sahip olan bu çeşitlerin bitkileri 3-4 m boyunda dallar oluştururlar. Tüm toprak ve iklim şartlarına adapte olma özelliğine sahiptir. Düşük kış soğuklarına dayanıklı olmalarına rağmen geç donlardan zarar görmektedirler Hasat zamanı meyve sapındaki bu renk değişimine bakarak belirlenebilmektedir. Meyve olgunlaşma tarihi bölgelere göre değişmekle birlikte Haziran sonu-Temmuz başında hasat başlamakta ve Eylül ayına kadar devam etmektedir.  
    Karlı bir böğürtlen yetiştiriciliğinde doğru çeşitlerin seçimi önemlidir. Aşağıda çeşitli kaynaklardan derlenmiş böğürtlen çeşitlerinin kısa tanıtımları vardır. 

BOYSENBERRY

   
 
Koyu renkli yapraklara sahiptir, olgunlaşması ise biraz  geçtir. Meyveleri uzun konik, iri (3 cm uzunluğunda, 8 gr ağırlığında) siyaha yakın mor renktedir. Mükemmel derecede aromalı ve büyük çekirdeklidir.  Ayrıca boysen meyvelerinin sap kısmı çekilerek koparıldığında aynı ahudududa  olduğu gibi boşluk kalmaktadır. Verimi oldukça yüksektir. Gerek sofralık  gerekse soğuk dondurmaya elverişlidir. Dondurmaya elverişli olduğu için  oldukça yaygındır.
 

 
 
 
LOGAN

     
 
Bitkileri sürüngen, yatık karakterli olup, ince uzun, 4m  yakın sürgünlere sahiptir. Kısa – orta uzunlukta fakat kalın dikenleri  bulunmaktadır. Meyveleri büyük   (3-4cm uzunlukta) uzun koni şeklinde  kırmızımtırak – mor renkli ve asitlidir.
 

 
 
 

APACHE

     
 
Bitki kuvveti orta derecededir ve verimli bir çeşittir.  Meyve büyüklüğü uzun – koniğimsi bir yapıdadır. Meyveleri siyah, parlak ve  alımlıdır. Orta derecede sürgün vermektedir. Sofralık tüketiminin yanında  dondurma sanayinde de oldukça kullanılan bir çeşittir.
 

 

 
 
 
NAVAHO

     
 
Bitkileri dik olarak gelişen Navaho’nun bitkileri orta  kuvvettedir. Orta mevsimlidir. Sert meyveleri, orta büyüklüktedir ve oldukça  lezzetlidir.  Raf ömrü oldukça uzundur, 14 – 21 gün dayanabilir. Turuncu pas  hastalığına dayanıklıdır.
 

 
 
 
KIOWA

     
 

 
Bitkileri orta kuvvettedir. Meyveleri oldukça büyüktür ve  serttir. Yaklaşık 10–12 gr ağırlığındadırlar. Meyve verme zamanı uzun bir  süreye yayılmıştır. Turuncu pas hastalığına ve soğuklara dayanıklıdır.
 

 
 
 
DEWBERRY

     
 
Avrupa ve Asya’da geniş bir yayılma alanına sahiptir. Sürünücü  bir bitki yapısına sahip olan Dewberry’ye TARLA BÖĞÜRTLENİ de denmektedir.  Meyveleri büyük olmamakla beraber parlak bir görünüme sahiptir.
 

 
 
 
  ARAPAHO

     
 
Bitkileri kuvvetli olan Arapaho, oldukça verimlidir.  Meyveleri büyük ( 3 – 4 cm uzunluğunda ), uzun – koniğimsi şekildedir. Meyve  rengi tam olgunlaştığında siyah rengi almaktadır. Tadı oldukça iyi, sofralık  olarak tüketimi oldukça yaygındır. Orta derecede sürgün vermektedir.  Yetiştirilmesi yaygın olan bir çeşittir.
 
 
 
OLALLIE BLACK

     
 
Meyveleri çok iri, uzun çok siyah renklidir. Tadı iyi,  orta asitli ve eti serttir. Yıllık sürgünleri sık ve iri dikenlerle kaplıdır.  Ülkemizde ithal edilerek denemeye alınan bu çeşit, İzmir’de yapılan bağ-bahçe  toplantısında, ülkemiz için standart çeşit olarak kabul edilmiştir. Bitkisi çok  kuvvetli, kök sürgünü verme durumu orta-iyi, yaprakları üçlü, basık oval ve  yaprak yüzeyi kabadır. Bitki başına verim 3 kg dolayında olup, meyve uzunluğu yaklaşık 2.5-3 cm civarındadır.
 

 
 
 
CHESTER

     
 
Gelişmesi orta kuvvette olup verimli bir çeşittir. Parlak,  siyah renkli olan bu çeşidin oldukça iyi bir aroması bulunmaktadır. Meyveleri  uzun konik, iri ve çekirdekleri orta büyüklüktedir. Tam yetiştiğinde siyah  renge ulaşmaktadır. Yetiştiriciliği A.B.D’de oldukça yaygındır.
 

 
 
 
THEDOR REIMERS

     
 
Meyveleri yuvarlağımsı olup orta büyüklüktedir. Parlak  siyah renkli tanelere sahip olan bu çeşidin gayet güzel bir aroması vardır,  tadı mayhoşumtırak tatlıdır. Sulu, asitli ve yumuşak olduğundan daha çok meyve  suyu yapımında kullanılır. Taze kullanımı azdır. Sürgünleri dona ve kuraklığa  hassastır. Kuvvetli bir bitkiye sahiptir. Oldukça verimlidir. Çok tanınmış  bir çeşit olup 14–20 sene ekonomik ömre sahiptir.
 

 
 
 
MARION

     
 
Gelişmesi orta kuvvette, dikenli ve verimli bir çeşittir.  Olgunlaşması Boysenberry’den 1 hafta geçtir. Meyveleri büyük siyahımtırak –  kırmızı, sıkı etli ve çok lezzetlidir. Sanayide işlemeye ve derin dondurmaya  uygundur. Soğuklara dayanıklı bir çeşit değildir.
 

 
 

 
BLACK SATIN

     
 
Kuvvetli bir gelişime sahiptir, sürgünleri düzensizdir.  Ürünlerini uzun bir periyot içerisinde olgunlaştırır. Verimi yüksektir.  Meyveleri büyük, parlak siyah, lezzetli ve suludur. Olgunlaşması Ağustos –  Ekim arasına yayılmıştır.
 

 
 
 
THORNFREE
       
 
Bitkisi orta kuvvette gelişir ve yeterli miktarda koltuk  oluşturmaktadır. Sürgünleri dikensizdir. Meyveleri büyük, kesik konik  şeklinde, orta sulu, aromalı ve sıkı etlidir. Taze tüketim ve işlemeye  uygundur.
 

 
 
 
WILSON FRÜHE

     
 
Yuvarlağımsı siyah ve parlak meyvelere sahip olup orta  büyüklüktedir. Çok sayıda çiçek ve meyve oluşturmakta ve meyveleri tatlıdır.  Bitkisi sürünücü değildir. Meyvelerinde çok sayıda büyük çekirdekleri vardır.  Dona dayanıklı, çoğaltılması kolaydır. Nemli bölgelerde tavsiye edilir.
 

 
 
 
THORNLESS EVERGREEN

     
 
Meyveleri büyük, yuvarlağımsı olup siyah renklidir. Tatlı  ve orta aromatik bir tada sahiptir. Dikim aralığı dar bırakılarak  yetiştirilir. Yarı sürünücü karakterde olup orta kuvvette bitkiye sahiptir.  Sürgünleri dikensiz dallanması azdır. Meyveleri takriben olgunlaşmadan 1  hafta önce siyah rengini alır, fakat tam olum devresinde yenmelidir.  Taşınmaya dayanıklı olup taze olarak ve derin dondurularak kullanılabilir.
 

 
 
 
YOUNG

     
 
Boysenberry’den daha erkencidir. Kuvvetli bir bitkiye  sahiptir. Meyvelerinin iriliği ve hoş aroması ile oldukça tanınmış bir  çeşittir. Rengi parlak şarabi kırmızıdan morumtırak – siyaha kadar  değişmektedir. Az sayıda fakat iri çekirdeklere sahiptir. Verimi orta  derecededir.
 

 
 
 
DARROW

     
 
Dik gövde yapısına sahip bir çeşittir. Ülkemizde yeni  denemeye alınan çeşitler arasındadır. Yaprakları beşli, sivri, oval, yaprak  yüzeyi kaba yapılıdır. Sürgün gelişimi orta-iyi, sürgünleri seyrek  dikenlidir.
 

 
 
 
DIRCKSON THORNLESS

     
 
Meyveleri uzun – koniğimsi olup siyah renktedir. Bitkileri  orta derecede kuvvetlidir. Yetiştiriciliği yavaş yavaş A.B.D ve civarında  yaygınlaşmaktadır. Orta derecede sürgün verir. Taze tüketimi yaygındır. Az  miktarda dikenlere sahiptir.
 

 
 
 

 HULL THORNLESS

     
 
Bu çeşit Black satin kadar dayanıklı değildir. Tatlı  meyvesi, büyük, sert, aroması çok iyi ve yüksek sıcaklık altında renklerini  korurlar. Meyveleri tam olgunlaştıktan sonra toplanmalıdır. Orta mevsimden  son mevsime kadar toplanabilir.
 

 
 
 
Tüm bu çeşitlerin yer aldığı dosyayı pdf formatında sol üstteki tam metin bölmesinden yada alttaki ekli dosyabölümünden elde edebilirisiniz.



Yazar(lar):Şadan Yakut , Hüdai Yılmaz 
Ekli dosya:incele 
http://www.uzumsu.com/incele.asp?blok=bilgiler&kimlik=100

0 yorum:

Yorum Gönder

Sitede yer alan bilgiler tıbbi tedavi yerine geçmez. Herhangi bir ilaç ya da tedavi yöntemine başvurmadan önce, bir bilene danışın. Bitkilerle ilgili olarak bitkisel danışma hattını arıyabilirsiniz. Herbalist Hicret Günhan TEL: 0212 450 2 444